5 Kasım 2012 Pazartesi

Şenol Güneş hakeme yüklendi

Trabzonspor'un Antalyaspor'a 2-1 mağlup olduğu karşılaşma sonrası Trabzonspor teknik direktörü Şenol Güneş açıklamalarda bulundu.

Oyuna düşündükleri ve istedikleri gibi başladıklarını belirten tecrübeli teknik adam; "Düşündüğümüz gibi oyuna başladık. İkinci golü bulsak çok daha rahat bir maç olabilirdi. Rakibin alanını daraltmakta çok başarılıydık. Adrian'ın sakatlanması dengemizi bozdu" diye konuştu.
Yediklerin gollerin hem şanssız hem de haksız olduğunu vurgulayan Güneş; "Hem şanssız hem de haksız goller yediğimizi düşünüyorum. Yediğimiz iki golde de pozisyon öncesinde fauller vardı. Bu tarz hatalar hep bize denk gelmeye başladı" dedi.

Tecrübeli teknik adam konuşmasına şu şekilde devam etti:
"Golden önce pozisyonda Bamba'ya hakem kart göstermişti. Daha sonra o pozisyonu almadan oyun hemen başladı. Diğer golde ise Serkan'a yapılan bir faul vardı ve bu verilmedi."Chat | Chat Odaları | Sohbet

2 Kasım 2012 Cuma

Ağır Bir Parfüm Reveransı

Senden Sonraydı..

hayvansız kalmış bir orman
gibi ağlamaklıydı kainat;
Senden Sonraydı..

hangi dağda ateş yansa
o yana ağlardı atlar,
ve bir kartal
bir kartala dayıyorsa başını
aşk
çağrıldığı her randevuya
geç kalmış demekti!

Senden Sonraydı..
gökyüzüne teslim oluyordu ayışığı
ah onun zarif parmaklarına dolanmış kuğular,
ve kalbi delik bir melek sabahlıyordu
yeryüzünde,
ümit: kurugül çocuk! ümit: aksigül çocuk!
hayat! beni ılık ılık esir al!
diye bağırıyordum çakal karasında
hançer nefesinde!

çünkü
bir insan ne sır verebilirdi ki gölgesine
aşağı gölde kıyıya vuran genç nilüfer
ağzında bir başka genç nilüferle
ölmekteyse, ve akşamüstü
bir annenin çocuğunun üstünü örtüşü gibi
örtüyorsa sancıyı ve ölümü,
bir insan ne sır verebilirdi ki gölgesine!
çünkü
uyuyacak kurt soyunur
üstünden dağları çıkartırdı!
dağlar, kokarcalarına alevcesine sokulurdu
dağlar, sularına alev içercesine dokunurdu
dağlar, dağlarına dürüsttü
dağların namluya sürülü
kurşunu yoktu!
dağların mor avı çoktu dağların zor avcısı çoktu
dağlar, dağlara bir kez daldı mı
kendi doruklarından mahşeri vurgunlar yerdi
dağların grevi borandı, çıyandı, yabanıl ottu

dağlara sinsi bulutlarla inen eşkıya baruta
kuytu, postal niyetine haysiyet giydirirdi!

hele mermi bir kez müstehzi bir ifadeyle
savurduysa tunç buhardan yelelerini,
atların toynaklarına kan gibi menzil
bakışlarına menzil gibi kan otururdu!

atlara dağ kaldırmışlığı karanlığın
o şen nallarda rakseden yosma şavkın gerdanı
altına batırılmış isyanın şakırtısıyla tutuşurdu!
tutuş benim yağız yılanımı puşi gibi sarıp da
tutuş benim delioğlan fırtınamı
ağzında ağıt gibi yakıp da
dumanıyla
isiyle,
dermanıyla
iniyle,
inlenen ismine nakış gibi işlenen kahpe fermanıyla
kapına dayanan tanrı misafiri sevdam, aşkımla
belalanan dağım! belalı dağlım!
dağlara adak adamış bir toprağın yangınıyım ben de!

bakma! dağını emziremedim
siyah sütümde zehir şıngırdar!
kızma! dağına bir taş da ben koyamadım
kumumda tuz var!

ama senin kulağına eğilip
DAĞ diye fısıldayan bu dudak
bir gün ya elinden ya ayağından
ya eteğimden ya da alnından
öfkelenme, öpmeyecek,
sadece şehit düşmüş bir hayalet nehir gibi fışkırıp
başka
bambaşka dağlara at sırtında dörtnala kan olup akacak!
sohbet - chat sohbet - chat - sohbet siteleri - Mobil Sohbet - Kızlarla Sohbet - bayanlarla sohbet - bizimmekan sohbet - mynet sohbet - mobil sohbet - chat odaları - mobil sohbet - bizimmekan - TrSohbet - mobil sohbet - chat odaları chat - sohbet - mobil sohbet - mobil sohbet